Reşadiye Masaj Salonu
Reşadiye Masaj Salonu
Kıza kapıyı tutmak istemişti fakat kapı kendi kendine açılmıştı. Reşadiye Masaj Salonu Harry daha önce burada yüzlerce kez alışveriş etmişti oysa. Kaldırımda bir süre durdular. Harry ne diyeceğini bilemiyordu. Kim bilir bu nedenle ağzından şöyle bir şey çıktı: “Üç kadın. Bir ihtimal yeterince içersem hepsi peşimi bırakır.” “Efendim?” Gözlerine gelen güneş ışığını engelledi.
“Bir şey yok. Yalnız sesli düşünüyordum. Kısaca, düşünmüyordum… Ama gene de sesli bir şekilde, boş boş mevzuşuyorum işte, sanırım, benim… “ Kızın neden hâlâ orada durduğuna bir anlam veremiyordu. “tüm hafta sonu merdivenlerden bir aşağı bir yukarı inip çıktılar, ” dedi. “Kim?” “Polisler.” Harry Camilla Loen’in dairesine gideli bir hafta sonu geçtiği bilgisini yeni yeni özümsüyordu. Dükkanın vitrinine yansıyan görüntüsünü yakalamaya çalıştı. Koca yedi gün sonu mu? Acaba şu an iyi mi görünüyordu? “bizlere aslabir şey söylemiyorlar, ” dedi. “Gazetelerde de ellerinde hiçbir ipucu olmadığı yazıyor. Bu doğru mu?” “O sualşturmaya ben bakmıyorum, ”
Reşadiye Masaj Salonu
dedi Harry. “Doğru.” Vibeke başıyla onayladı. Sonra gülümsedi. “Biliyor musun?” “Neyi?” “aslına bakarsak, kim bilir daha iyi olmuştur.” Harry ne demek istediğini anlayana kadar birkaç saniye geçmişti. Güldü. Gülmesi bir süre sonrasında yerini öksürüğe bıraktı… “Daha önce alışveriş ederken seni hiç burada görmedim, ” dedi normale dönünce. Vibeke omuz silkti. “Kim bilir? Bir ihtimal yakında gene karşılaşırız.” Kız ona mutlulukla gülümsedi ve yoluna devam etti. Elindeki torbalar ve kalçaları iki yana sallanıyordu. Evet, sen, ben ve bir de uçan bir fil. Harry düşüncelere dalmıştı ve bir an için yüksek sesle düşünmüş olmaktan korktu. Sofies Gate’deki apartmanın girişindeki dış merdivenlerde ceketini omzuna atmış bir adam elini karnına bastırmış oturuyordu. Gömleğinin önünde ve koltuk altlarında ter izleri oluşmuştu. Harry’yi görür görmez ayağa kalktı. Harry derin bir nefes alıp kendini olacaklar için hazırladı.Onu bekleyen Bjarne Møller’di. “Aman Tanrım, Harry.” “Sana da aman Tanrım, şef.” “nasıl görünmüş olduğunün bilincinde mısın?” Harry anahtarlarını çıkardı. “Formumun zirvesinde olduğum söylenemez.” “Hafta sonu süresince katliam sualşturmasına yardım etmen söylenmişti ama senden tek bir haber bile alamadım.
Son yorumlar